Tefeci patronun borsa macerasında kötü son: Milyonluk mal elinde patladı
Kendi hissesinde oyunculara finansman sağlayarak kazandığı iddia edilen patron, bu kez yüksek fiyattan aldığı yüklü hisselerde sıkıştı; kârı erirken ana parası da riske girdi.
Borsa kulislerinde öyle bir patron hikâyesi anlatılıyor ki, insan ister istemez “Sanayicilikten daha kârlı bir iş mi buldu?” diye sormadan edemiyor.
Hikâyenin kahramanı, halka açık bir şirketin patronu. İddiaya göre patron önce kendi şirketinin hissesindeki hareketleri keşfetmiş. Kendi hissesinde işlem yapan oyuncuları farklı hesaplardan takip etmiş, zaman zaman alıp satmış ve bu işlemlerden ciddi paralar kazanmış.
Sonra bakmış ki borsada para kazanmak, fabrikada üretim yapmaktan çok daha hızlı olabiliyor, işi biraz daha büyütmüş.
Kendi hissesinde işlem yapan bazı oyunculara yüksek miktarlarda finansman sağlamaya başlamış. Karşılığında da kendi şirketinin hisselerini almış. Buna elbette “tefecilik” demiyoruz(!) Finansman diyelim…
Böylece patron bir taraftan hissenin yükselişinden kazanırken, diğer taraftan verdiği paranın getirisini elde etmiş. Bir anlamda aynı işlemden iki ayrı kazanç kapısı yaratmış.
Derken bir gün, kendi şirketinin hissesinde oldukça etkili olduğu konuşulan bir oyuncu patronun kapısını çalmış. Hisse operasyonunun ortasında nakde sıkışmış. Teklifi de oldukça cazipmiş:
“Buradan biraz hisse al, 10 gün sonra senden yüzde 10 yukarıdan geri alacağım.”
Patron kabul etmiş. Hisse alınmış. On gün sonra oyuncu sözünü tutmuş ve hisseleri yüzde 10 yukarıdan geri almış.
Patronun kazancı cepte.
Bir iki derken bu işin hacmi büyümüş. Patronun kapısını daha büyük oyuncular çalmaya başlamış. Kulislerde bazı fonların da patronla benzer şekilde temas kurduğu ve bu kez çok daha yüksek miktarlarda hisse alındığı konuşuluyor.
İşte hikâyenin en güzel kısmı burada bitiyor.
Çünkü son dönemde patronun aldığı hisselerin önemli bölümü zaten yüksek seviyelerden alınmış. Ardından hisse düşmeye başlamış.
Patron ise aldığı malı daha yukarıdan satıp kârını cebine koyamamış.
Tam tersine, fiyat düştükçe elindeki pozisyon zarar yazmaya başlamış. Daha önce bu işlemlerden elde ettiği kazanç erirken, son operasyonda koyduğu ana para da ciddi biçimde erime riskiyle karşı karşıya kalmış.
Kulislerde patronun durumu için kullanılan ifade ise oldukça net:
“Mal elinde patladı.”
Yıllarca başkalarının nakit ihtiyacını karşılayarak kazandığı konuşulan patron, bu kez kendisi yüklü bir pozisyonda sıkışmış durumda.
Şimdi borsa kulislerinin merak ettiği soru şu:
Patron elindeki bu kadar malı nasıl çıkaracak?
Çünkü borsada yukarıdan mal almak kolay. Asıl mesele, düşüş başladığında o malı kime satacağını bulmak.






YORUMLAR